Şu dünyada görmek için kendimizi en çok yırttığımız şehirlerden biri Kudüs idi. Sonunda başardık ve ortaya nihayet bu yazı çıktı. Herkesin önyargı ile yaklaştığı bu kadim şehrin yeri ise bizim için ayrı.

3 semavi din için de kutsal olmayı başarabilen dünya üzerinde başka bir şehir yok. Barışın sözde değil gerçekten de mümkün olduğunu görebileceğiniz de başka bir şehir yok. Bu yüzden eğer bazı şeyleri yerinde görmek istiyorsanız gelmeniz gereken tek şehir var. Orası da Kudüs. Bu kadim şehri görmek isteyenler için çok detaylı bir rehber hazırladık. Ayrıca başlamadan önce aşağıdaki bağlantıdan Kudüs Gezi Rehberi videomuzu izlemeyi de unutmayın. İsrail Vizesi Nasıl Alınır? İsrail Vizesi İçin Gerekli Belgeler ve Kudüs Gezisi Nasıl Planlanır?yazılarımızı da okumayı unutmayın.

https://youtu.be/vOCWG3UQEiQ

Kudüs Neden Bu Kadar Kutsal?

Normalde “hakkında” başlığı açardık. Ama söz konusu Kudüs olunca biraz alışılmışın dışına çıkmaya karar verdik. Zaten bu soruya cevap verdiğimiz zaman hakkında bilmeniz gereken her şeyi de aktarmış olacağız.

İngilizce Jerusalem, Ibranice Yeruşalim gibi isimlerle biliyoruz Kudüs’ü. Günümüzde Musevi inancının ruhani merkezi. Bir yüzü modern bir Yahudi şehri, diğer yüzü klasik bir Ortadoğu. Aynı anda hem eğlencenin, hem de ibadetin şehri olmayı başarabilen sayılı şehirlerden biri.

Sokaklarda siyah takım elbiseli, kocaman fötr şapkalı Museviler, tesettürlü ya da cübbeli Müslümanlar ve alelade turistler var. Her şeyi aynı anda görebiliyorsunuz. Musevilerin inanılmaz değişik bir kültürü ve yaşam tarzı var. Kimseye bulaşmıyorlar ve kendi hayatlarına da bulaşılmasına izin vermiyorlar. Bir dükkanı Müslüman işletiyor, diğerini Musevi. Ama kimsenin kimseyle alakası yok. En azından günlük hayatlarını bu şekilde yaşıyorlar.

Ürdün’de Wadi Rum çölünde geçirdiğimiz gece, bizimle aynı kampta kalan İspanyol bir gezginin sözleri üzerine Kudüs’e olan merakımız canlanmıştı. “Beraber yaşıyorlar, ama birbirlerine karışmıyorlar” demişti. Karışmıyorlar derken söylemek istediği müdahale etmek anlamında değil. Birlikte yaşıyorlar, ama birbirleriyle ilişkileri yok demek istemişti. Herkes kendi hayatına bakıyor, kimsenin yaşantı şekli diğerini etkilemiyor demek istemişti. Gerçekten de haklıymış.

Her 3 semavi dinde ve bunların hepsinin kutsal metinlerinde bu şehrin ismini görebilirsiniz. Her 3 dinin mitolojisinde de bu şehrin yeri büyük. Tekvin 2500 yıl önce burada yazıya geçirildi. Hz İsa çarmıha burada gerildi. Hz Muhammed Miraca burada yükseldi. Tek başına bunlar bile bu şehrin ne kadar kutsal olduğunu anlamak için yeterli.

Vadedilmiş Topraklar

Kudüs’ün Vadedilmiş Topraklar olarak geçmesinin bir nedeni var. Çünkü bu topraklar, İsrailoğulları’na tanrı tarafından bizzat verilmiş. Yahudi halkının Mısır’da sürgünde geçirdiği yılların sonunda tanrı Musa peygambere Yahudileri Vadedilmiş Topraklar’a getirmesi görevini veriyor. Ürdün’ün Madaba şehri yakınlarındaki Nebo Dağı’nın tepesinde Musa peygambere bu toprakları göstererek, buranın İsrailoğulları’na ait olduğunu müjdeliyor. Ve yine aynı yerde bu topraklara girmenin Musa’ya nasip olmayacağını da tebliğ ediyor. “Vadedilmiş Topraklar” deyimi buradan geliyor.

Kudüs Gezilecek Yerler

Aslında Kudüs ve yakın çevresinde görmenizi tavsiye ettiğimiz pek çok yer var. Fakat biz bu yazıda ana hatlarıyla kutsal mekanlardan bahsedeceğiz. Mümkünse eğer, İsrail gezinizi Ürdün ile birleştirecek şekilde planlayın. Bu şekilde gezdiğiniz zaman çok daha anlamlı bir gezi yapmış olacaksınız.

Eski Şehir Kapıları

Kudüs’ün eski şehrini tarihi surlar çevreliyor. Bunların arasında eski şehire giriş yapabileceğiniz 7 adet kapı var. Bunlarda Jafa Kapısı, Şam Kapısı ve Yeni Kapı bizim kullandıklarımız. En çok dikkatimizi çeken de Jafa Kapısı oldu. Çünkü bu kapı, 1500’lü yıllarda Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmış.

Tapınak Tepesi

Kubbetüs Sahra, Mescid-i Aksa va Ağlama Duvarını bütün halinde görebileceğiniz bölgenin genel ismi. Tapınak tepesi ismi, bir zamanlar Süleyman Mabedinin burada olmasından kaynaklı.

Yahudiler Vadedilmiş Topraklar’a ulaştıkları zaman, ilk iş olarak kendilerine bir mabed inşa ediyorlar. Bu mabed dönemin kralı Süleyman tarafından inşa ettirildiği için, Süleyman Mabedi ismini almış. Yani Yahudilerin ilk inanç merkezi burası.

Kaynak:Tourist Israel

Bu mabed, Kudüs Babillilerin eline geçtiği dönemde çok büyük bir yıkıma uğramış. İçerisinde Museviliğin 10 emrinin yazılı olduğu taş tabletler bu yıkım sırasında kaybolmuş. Ardından bölge Romalıların eline geçmiş. Romalılar döneminde mabed yeniden inşa edilmiş. Fakat sonra yine Romalılar tarafından çıkarılmış bir isyanda ikinci kez yıkıma uğramış.

Ağlama Duvarı

Ağlama Duvarı, yukarıda bahsettiğim Süleyman Mabedi’nden geriye kalan son parça. Bugün günümüze kadar ulaşmış tek parça aynı zamanda.

Ağlama Duvarını anlayabilmemiz için öncelikle Tapınak Tepesi hakkında bilgi sahibi olmamız çok önemli. Bu yüzden Ağlama Duvarını direk olarak anlatmak yerine öncelikle Tapınak Tepesi için ayrı bir başlık açtık. O yüzden burada yine aynı detayları vermiyoruz. Fakat yukarıda vermediğimiz önemli bir detayı paylaşmadan olmaz.

Kaynak: Encyclopedia Britannica

Ağlama Duvarı sadece Museviler için değil, Müslümanlar için de çok özel. Sebebi ise Hz Muhammed’in İsra olayı yaşandıktan sonra, yani Hz Muhammed Kudüs’e yaptığı gece yolculuğundan sonra Burak isimli bineğini bu duvara bağlamış. Bu yüzden Müslümanlar bu duvarı Burak Duvarı olarak da anar.

Museviler için anlamı çok daha büyük elbette. Museviler bu duvarın önünde kutsal metinlerini okuyarak saatlerce dua ediyor. Dua ve göz yaşları ile Kudüs’ten ayrı geçirdikleri yılları yad ediyorlar.

Gittiğiniz zaman, dileklerinizi yazdığınız kağıtları dualar ile duvarın taşları arasına bırakan pek çok insan göreceksiniz. Bunu siz de mutlaka yapın. Hangi inançtan olursanız olun, Ağlama Duvarının taşlarına dokunun ve dua edin.

Girişte Dikkat Etmeniz Gerekenler

Mutlaka ama mutlaka pasaportunuz yanınızda olsun. Çünkü hem burada hem de Kubbetüs Sahra/ Mescid-i Aksa girişinde de ihtiyacınız olacak.

Bunun dışında Şabat günleri, yani cuma akşamından cumartesi akşamına kadar buraya turistik giriş var ama fotoğraf ve video çekmek kesinlikle yasak. Çünkü Museviler bu saatler arasında ibadet ediyorlar. Telefonlarınızı bile çantanızda muhafaza etmenizi istiyorlar bu zaman dilimi arasında.

Girişte xray cihazı olduğunu da belirtelim. Çantalarınız kontrol ediliyor girişte. Buna göre tedbirinizi alın.

Kubbetüs Sahra

Yine geldik Tapınak Tepesi başlığına. Çünkü Kubbetüs Sahra ve biraz sonraki başlıkta göreceğiniz Mescid-i Aksa, Tapınak Tepesi ile doğrudan ilişkili.

Hz Muhammed’in Miraç olayını yaşadığı Muallak Taşı, Kubbetüs Sahra’nın içinde. Musevilik inancında bu taşın, dünyadaki yaşamın başladığı yer olduğu inancı var. Aynı zamanda yine Musevilikte , bu taşın altında Ruhlar Mağarası isimli, dünya ile cennet arasındaki bağlantı olduğu düşünülen bir mağara var.

Musevilik inancında ayrıca, kıyamet günü Mesih’in insanlığa bu kaya üzerinden tebliğde bulunacağı inancı var.

Bu yüzden hem Musevilik hem de İslam inancında Kubbetüs Sahra çok büyük öneme sahip.

Muallak Taşı Havada Mı Duruyor 😀?

Türkler arasında nedenini anlamadığımız şekilde Muallak Taşı’nın havada durduğu inancı mevcut. Fakat bilmeniz gereken şey şu ki, fiziksel olarak bu mümkün değil. Zaten taş havada duruyor olsaydı emin olun şuan herşey çok farklı olurdu 😀. Yani hayır, Muallak Taşı havada durmuyor.

Girişte Dikkat Etmeniz Gerekenler

Kubbetüs Sahra’ya sadece Müslümanların giriş izni var. Kapısında polisler ve askerler göreceksiniz. Bu polis ve askerler giriş öncesi sizden bazı sureleri okumanızı veya Kelime-i Şahadet getirmenizi isteyebilir. Özellikle fiziksel görünüş olarak Araplara benzemiyorsanız kaçış yok. Mutlaka sınava tabi tutuyorlar. Ayrıca pasaportlarınızı da kontrol ediyorlar. Türk pasaportu gördükleri zaman genelde sorunsuz şekilde girişe izin veriyorlar.

Hem kadın hem de erkeklerin girişi için bir takım kıyafet kuralları var. Tabi ki kadınlar için daha katı kurallar bunlar. Erkekler için şort ile giriş yasak. Ve tabi kolların da belli bir kısma kadar kapalı olması kuralı var. Kadınların ise namaz elbisesi tarzı, sıkı sıkı kapalı kıyafetler giymesi gerekiyor. Baş kesinlikle kapalı olmalı. Saçınızın ucunun bile görünmesi durumunda görevliler uyarıyor. Kapalı ve bol kıyafetler giyip gittiğim halde benim kıyafetimi yeterli bulmayıp kapıda bana namaz elbisesi gibi bir takım kıyafetler verdiler.

İlginç olan ise, eğer kapıya gittiğinizde zaten tesettürlü iseniz bunu yapmıyor olmaları. Ben bol kıyafetler giydiğim halde, başım açık olduğu için sanırım kıyafetimi yeterli görmediler. Halbuki baş örtüm de yanımdaydı ve sadece başımı örterek bile girebilirdim 😄.

Hikayesinden biraz bahsetmek istiyoruz. Çünkü burası her Müslümanın bir gün görmeyi hayal ettiği özel bir yer. Ama öncelikle İsra ve Miraç olaylarını detaylandırarak, hikayeyi daha anlamlı hale getirmemiz gerekiyor.

İsra ve Miraç

Kelime anlamı olarak İsra, Hz Muhammed’in Mekke’den Kudüs’e gelmek için yaptığı gece yolculuğunu ifade ediyor. Fakat tabi ki bu mucizevi bir yolculuk. Normal bir insanın yapamayacağı kadar hızlı bir yolculuktan bahsediyoruz.

Hz Muhammed Kudüs’e geldikten sonra burada bazı mucizevi olaylar yaşıyor. Miraç olayı adı verilen bu olayda Hz Muhammed muallak taşının üzerine çıkarak göğe yükseliyor ve dünyevi olanın ötesine geçiyor. Cenneti ve cehennemi görüyor. Daha da önemlisi Allah ile konuşuyor. Sonra ise fiziksel dünyaya geri dönüyor.

Kısa Hikayesi

Kudüs Romalılardan sonra önce Sasanilerin sonra Halife Ömer döneminde tarihte ilk kez Müslümanların eline geçmiş. Halife Ömer’in orduları Kudüs’ü almak için çok uğraşmış, fakat halk ciddi anlamda direnç göstermiş. Bir müddet sonra fiziksel ve psikolojik olarak yorgun düşüp, teslim olmaya karar vermişler. Fakat teslim olmak için tek koşulları var, o da Halife Ömer’in bizzat Kudüs’e gelip, şehrin anahtarını teslim alması.

Bunun üzerine Halife Ömer Kudüs’e gelmiş ve şehri teslim almış. İlk iş olarak da az sonra bahsedeceğimiz Kutsal Kabir Kilisesine gidiyor ve baş patrikten kendisini Süleyman Mabedi’nin kalıntılarına götürmesini istiyor. Süleyman Mabedi’nin kalıntılarına geldikleri zaman ise Musevilerin burada dua ettikleri yerin neresi olduğunu göstermesini rica ediyor. Yanlarında Musevilikten Müslümanlığa geçmiş ve bölgeyi çok iyi bilen biri ile birlikte, Musevilerin ibadet ettikleri kısma gidiyorlar.

Musevilerin ibadet ettikleri yeri gördüğünde Halife Ömer “Allah-u Ekber, burası Allah resulünün bize tarif ettiği mescittir” diyor. Çünkü burası Hz Muhammed Miraç olayını yaşadıktan ve Arabistan’a döndükten sonra tarif ettiği yer. Bunu hatırlayan Halife Ömer, öncelikle muallak taşının etrafını temizlettiriyor ve buraya “Sahra Mescidi” adında bir mescit inşa ettiriyor. İşte o mescit mimarisi zamanla değişe değişe, en son mavi çini kaplı cepheleri ve altın rengi kubbesiyle bugüne kadar gelmiş olan Kubbetüs Sahra.

Mescid-i Aksa

Konum olarak aslında Mescid-i Aksa ve Kubbetüs Sahra aynı yerde. Kubbetüs Sahranın hemen doğu tarafında konum olarak. İkisinin bulunduğu yer aslında aynı yani. Ve giriş-çıkış yapacağınız kapılar da aynı.

Kubbetüs Sahranın hemen doğu tarafındaki merdivenlerden aşağı indiğiniz zaman sizi karşılayacak Mescid-i Aksa. Genellikle Müslümanlar tarafından bu iki yapı hep birbirine karıştırılıyor. Mescid-i Aksa deyince çoğu kişinin aklına hemen mavi çini cepheli ve sarı kubbeli Kubbetüs Sahra geliyor. Fakat ikisi birbirinden tamamen farklı yapılar.

Kaynak:Wikipedia

Mescid-i Aksa, İslam aleminin ilk kıblesi. Ayrıca Kabe’ye bir şey olması durumunda İslam aleminin yüzünü çevireceği Harem-i Şeriflerden de bir tanesi.

İslam aleminin ilk kıblesi desek de, bu konuda ciddi tartışmalar var. Çünkü ilk kıblenin, Ürdün’de Petra Antik Kenti’nin içindeki bir yer olduğuna dair ciddi kanıtlar var.

Kısa Hikayesi

Bu cami aslında, Bizans döneminde I.Justinianos tarafından Süleyman Mabedi kalıntıları üzerine inşa edilmiş bir bazilika. Çünkü Roma İmparatorluğu Bizans döneminde Hristiyanlığı resmi din olarak kabul ediyor ve Hz İsa’nın sağ iken Tapınak Tepesi’nde gezmiş olması sebebiyle burayı hac bölgesi ilan ediyor.

Emeviler döneminde Abbasilere karşı politik amaçlar ile Mescid-i Aksa ismi, Emevi halifesi Abdülmelik bin Mervan tarafından veriliyor.

İslam öğretisine ve Hz Muhammed’in hadislerine göre, Miraç olayından sonra Hz Muhammed ve Cebrail burada namaz kılmışlar. Ardından Hz Muhammed 17 ay boyunca, Mescid-i Aksa’ya dönerek namaz kılmış.

Ayrıca hicret olayından sonra, Müslümanlar 16 ay boyunca Medine’de Mescid-i Aksa’ya yönelerek namaz kılmışlar. İslam’ın ilk kıblesi olması da bu sebepten.

Girişte Dikkat Etmeniz Gerekenler

Birebir olarak Kubbetüs Sahra ile aynı. Çünkü yukarıda da bahsettiğimiz gibi ikisi aynı kompleksin içerisinde. Giriş ve çıkış yapacağınız kapılar bile aynı. Sizi kapıda karşılayacak olan polisler de 😀.

Kutsal Kabir Kilisesi

Hristiyanlar için çok önemli bir hac noktası. Üstelik yine diğer yapılar gibi sadece Hristiyanlar için değil, Museviler için de büyük önem taşıyan yerlerden biri.

Hristiyan inancına göre Hz İsa’nın çarmıha gerildiği Golgotha kayası bu kilisenin içinde. Hz İsa’nın öldükten sonra bedeninin üzerinde taşındığı taş da bu kilisede. Bu taş Hristiyanlar için çok önemli. Üzerine kapanıp dualar ediyorlar ve taşın üzerine, boyunlarına taktıkları haçları ya da şalları değdiriyorlar.

İsa’nın kıyamet günü yeniden dirileceği yer olması inancıyla bu kilise, “Yeniden Diriliş Kilisesi” ya da “Kıyamet Kilisesi” gibi isimlerle de anılıyor.

Kaynak: Lonely Planet

Fakat pek çok kişinin dikkatini pek çekmediği halde bu kilisede bizim dikkatimizi çok feci şekilde çeken bir bölüm oldu. Adem Şapeli. İnanışa göre, Hz Adem öldükten sonra Golgotha kayasının altında bir yerlerde gömülüymüş. Hz İsa Golgotha kayası üzerinde çarmıha gerildiği zaman akan kanı, topraktan sızarak Hz Adem’in üzerine damlamış. Ve Adem bu kan ile yeniden dirilmiş.

Adem Şapeli, Hz İsa’nın üzerinde taşındığı mermerin hemen yakınındaki küçük bir odacık. Kiliseyi gezerken bu şapeli de mutlaka ziyaret edin.

Dikkat Etmeniz Gerekenler

Bu kilisenin kapıları her inançtan insana sonuna kadar açık. Bu yüzden bu kilisede herhangi bir giriş kuralı yok. İçeride ibadet eden insanlara karşı saygılı olun yeter.

Via Dolorosa/Çile Yolu

Daha önce de bahsetmiştik, Kudüs Hz İsa’nın çarmıha gerildiği yer. Hz İsa, çarmıha gerilmeden önce, Golgotha kayasına doğru götürülürken geçtiği yol Via Dolorasa. Eski Kudüs sokaklarının içinden geçen yaklaşık 600 metrelik bir rota. Yol üzerinde 14 kutsal durak var. Bunların her birinde, İsa bu yolu yürürken bir şey yaşamış. Örneğin düştüğü yerler, annesi Meryem ile karşılaştığı nokta gibi 14 tane önemli olayın yaşandığı duraklar bunlar. Kalan 5 önemli duran ise Kutsal Kabir Kilisesinin içinde.

Zeytin Dağı

Neredeyse tüm inançlarda kıyamet günü ile bir şekilde bağı var bu tepenin. Her bir inançtaki yerini ayrı ayrı aşağıda listeledik. Fakat bütün inançlar için önemini bir kenara bırakarak sadece kendisine odaklanacak olursak bu tepe, Eski Kudüs manzarasını panoramik açıdan görebileceğiniz EN güzel yerlerden bir tanesi. Manzarası öyle güzel ki, Kudüs’e bir kere daha vuruluyorsunuz bakarken.

Yaklaşık yarım saat ya da hıza göre 20 dakikalık bir tırmanış, buraya ulaşmanız için yeterli. Yanınıza çayınızı, kahvenizi de alırsanız eski Kudüs manzarasına karşı keyif yapabilirsiniz.

Hristiyanlıktaki Yeri

Bu tepe, Hz İsa’nın sıklıkla dua etmek için çıktığı bir yer. Hristiyanlar için bu yüzden çok önemli.

Musevilikteki Yeri

Musevi inancına göre kıyamet günü kurtarıcı Mesih, Kudüs’e Zeytin Dağı üzerinden gelecek. Ayrıca Zekeriya peygamberin mezarı da bu dağın yamaçlarında. Bu inanç sebebiyle tepenin aşağısı full Musevi mezarı. 15000 kadar Musevinin mezarının burada olduğu tahmin ediliyor.

İslamda Yeri

İslam inancına göre kıyamet günü Zeytindağı ve Kudüs yakınlarındaki Hidron Vadisi arasına Sırat Köprüsü kurulacak. Yani direk kıyamet günü ile ilişkili.

Kudüs ile ilgili tüm sorularınızı bize mail yoluyla iletebilirsiniz. Ayrıca yazının altına yorum olarak ya da Instagram hesabımız üzerinden DM yoluyla da bize ulaşabilirsiniz.

3 Responses

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *