Yeminim var. Avrupa’daki bütün Ortaçağ şehirlerinin rehberlerini yazacağım bu blog sayfasına. Size bir şekilde sevdireceğim Ortaçağı ? Alıştıra alıştıra, yavaş yavaş olsun diye önce en çok beğendiğim ile başladım. Brugge gibi mesela. Devamı gelecek.

Avrupa’nın her yeri birbirine benziyor diyenler utanır mı bilmiyoruz. Ama bunun doğru bir düşünce olmadığının en güzel kanıtı Brugge gibi şehirler. Şehir değil masal resmen. Hani Ortaçağ karanlıktı? “Bu sokaklarda mı cadı avladılar zamanında? Bu meydanlarda mı veba devriyeleri gezindi?” gibi deli sorular kafamızda dönüp durdu. Brugge’ü gezerken de bu soruları sormaktan kendimizi alamadık. Sadece 24 saat içinde gezebileceğiniz bu romantik Ortaçağ şehri ile ilgili bilmeniz gereken tüm detayları bu yazıda paylaştım. Başlamadan önce aşağıdan Youtube videosunu izlemeyi de unutmayın. Ayrıca Brugge ile ilgili tüm mekan, otel önerileri, ulaşım gibi püf noktalarını paylaştığım Brugge İle İlgili Herşey ve Gent Gezi Rehberi yazılarımı da okumayı unutmayın.

Brugge Hakkında

Günümüzde Belçika’nın en çok turist çeken şehri Brugge. Fakat bu turizm potansiyeline sahip olmasının arka planında aslında ne kadar işlevsel bir şehir olduğu gerçeği yatıyor. Binaların önünde “beni burda çeksene kanka” diyoruz ama neler gördü o binalar haberimiz var mı? Yok ?.

Fransa’nın Colmar bölgesi nüanslarının, Venedik kanalları ile süslenmiş, Amsterdam atmosferi ile aromalandırılmış bir karışım gibi düşünebilirsiniz Brugge’deki genel havayı. Şehrin merkezinde çok sayıda kanal var. Ve sıkı durun, bu kanallar tıpkı Venedik’te olduğu hala gibi ulaşım için kullanılıyor. Aslında günümüzde denize kıyısı olmadığı halde, hala bir liman şehri olarak geçiyor. Brugge’e yakın Oostende şehri, Avrupa’da yiyebileceğiniz en iyi deniz ürünlerini bulabileceğiniz yer. Çünkü Kuzey Denizi’nin tüm bolluk ve bereketi, denizden bu şehirde çıkarılıyor.

Belçika, Flandre, Valonya ve Brüksel olmak üzere üç ayrı federal bölgeden oluşuyor. Bunların arasında Flandre bölgesi, Flaman toplulukların yaşadığı ve 5 ayrı idari birime ayrılmış olan bölge. Brugge, bu 5 birimden, Batı Flandre ilinin başkenti. Bu bölgede resmi dil Flamanca. Ülkenin geri kalan kısımlarında Flamanca ile birlikte Fransızca ve Almanca da konuşuluyor. Yani 3 farklı resmi dil var.

Brugge, Avrupa’nın başından geçen 2.Dünya Savaşı belasından tek bir darbe almaksızın kurtulmayı başarmış bir şehir. Bu kadar sevilmesinin ve popüler olmasının bir nedeni, savaşlardan etkilenmemiş ve neredeyse hiç bozulmamış olan kent dokusu. Günümüze kadar bu şekilde ulaşabilen nadir Ortaçağ kentlerinden bir tanesi. Bu yüzden bizim gibi mimari temalı gezi seven herkesin mutlaka görmesini tavsiye ettiğimiz bir şehir.

Bir başka ilginç bilgi de kentin ,Ortaçağ’dan bu yana sınırlarının neredeyse hiç genişlememiş olduğu. Yani Brugge Ortaçağ’dan beri yüzölçümü olarak neredeyse aynı alanı kaplıyor. Bu da bize kent planlaması konusunda Brugge’ün örnek alınası bir yer olduğunu kanıtlıyor.

Menkul kıymetler borsacılığı ve feminizm hareketlerinin doğduğu yer olmasından yazının ilerleyen kısımlarında detaylıca bahsettik. O yüzden burada pas geçiyoruz.

Yeterince Brugge övdüğümüze göre artık asıl konuya girebiliriz. Brugge’de nereleri gezmeliyiz?

Brugge Gezi Rehberi

İyi haber, bu şehrin tam 1 gün gibi kısa bir sürede bitirebileceğiniz bir yer olması. Kötü haber, bizim gibi mimari ve Ortaçağ düşkünüyseniz 10 gün de kalsanız doymayacaksınız.

O yüzden ortalama bir insanın 1 günde gezmesini önerdiğimiz yerlerin listesini ve detaylarını bırakıyoruz.

Eğer müze gezmeyi seviyorsanız, Brugge tam bir müzeler şehri. Sanat müzelerinin yanı sıra şehirde Bira Müzesi gibi çok tematik müzeler de mevcut. Eğer bunları da gezmek isterseniz benim tavsiyem kesinlikle Musea Brugge Card satın almanız. 72 saat geçerliliği olan bu kart sayesinde pek çok müzeye ücretsiz gişeye uğramadan girebilirsiniz. Kart satın alındıktan sonra, girdiğiniz ilk müze ile aktive oluyor ve süreniz başlıyor. Aldığınız kartın kullanım süresi 1 yıl. Yani 1 yıl içerisinde aktive edilip kullanımlası gerekiyor. Kartın ücreti yetişkinler için 32 Euro (2023 yılı). Çocuk, genç ve 65 yaş üstü için farklı fiyatlar söz konusu.

Musea Brugge Card’ı satın almak için bu linke tıklayabilirsiniz.

1-Dönüp Dolaşıp Geleceğiniz Yer – Grote Markt

Mark Square, Büyük Meydan vb isimlerle de anabileceğiniz, yaklaşık 1 hektarlık alanı ile şuana kadar gördüğümüz en büyük meydanlardan bir tanesi. İçeriğindeki yoğun insan nüfusu sebebiyle mümkünse buraya sabah erken saatlerde gidilmesi önemle rica olunur.

Zaten dönüp dolaşıp buraya çıkacaksınız. Bu yüzden görmemek gibi bir şansınız yok bu meydanı. Ama eğer gerçekten neye benzediğini görmek ve güzel fotoğraflar çekmek istiyorsanız sabah dükkanlar açılmadan gelip buranın tadını çıkarın. Çünkü saat 10’dan sonra insan kalabalığından binaları bile seçemeyebilirsiniz. Brugge’ün Avrupa’nın en popüler şehirlerinden biri olduğunu unutmayın.

Kaynak: amazingbelgium.be

Israrla sabah erkenden görün diyoruz, çünkü burası tenha haliyle tam anlamıyla bir mimari cenneti. Meydanın etrafında göreceğiniz binaların her birinin cephelerine ve çatı detaylarına dikkatle bakın. Etrafta dikkatinizi dağıtacak kalabalık unsuru olmadan binalara bir bütün olarak baktığınızda tadına doyulmaz bir ahenk yarattıklarını göreceksiniz. “Peki bu binaların işlevi nedir?” diye soracak olusanız, bu binaların hepsi lonca binaları. Çünkü zamanında burası çok önemli bir ticaret merkeziymiş. Hatta öyle ki, 13.yy’da menkul kıymetler borsacılığının dünya üzerinde başladığı ilk yer de burası.

Meydanda birbirinden şirin kafeler ve restaurantlar var. Ama her turistik yerde olduğu gibi burada da merkezdeki mekanlar ara sokaklardakilere göre oldukça pahalı. Yine de kesenin ağzını açmaktan çekinmeyen ve keyif yapmaktan ödün vermeyenler civardaki mekanlarda kahve molası mutlaka versin.

2-Grote Markt’ta Göreceğiniz En Heybetli Yapı – Belfry Kulesi

Şehrin tam kalbindeki en heybetli bina. Tam 83 metre uzunluğunda devasa bir yapı. Ve üzerinden tam 47 tane farklı tonda çan bulunuyor. Bir zamanlar gözetleme kulesi olarak işlev görmüş. Sonrasında ise devlet arşivi olarak. Günümüzde ise daha ziyade bir müze işlevine sahip.

Brugge manzarasını olabilecek en yüksek yerden izlemek isterseniz gelmeniz gereken yer burası. Tabi bunun bedeli olarak 366 basamak çıkmanız da gerekecek. Bunu göze alan yiğitler için tavsiyemiz, mümkün olduğunca erken saatlerde gelmeniz yönünde.

Kaynak:whichmuseum.com

Belfry Kulesine çıkmak isterseniz, giriş ücreti yetişkinler için 14 Euro. 6 yaşa kadar çocuklar için ise ücretsiz. Musea Brugge Card sahipleri de ücretsiz şekilde girebilirler.

Haftanın her günü ziyarete açık. Cumartesi günleri sabah 9 akşam 8, diğer tüm günler sabah 10 akşam 6 arasında ziyaret edebilirsiniz. Linke tıklayarak en güncel bilgileri de inceleyebilirsiniz.

3-Historium Museum

Grote Markt’tan maksimum verim almak isteyenlerin mutlaka gezmesi gereken tarih müzesi. Ortaçağ yaşamı hakkında bilmeniz gereken pek çok detayı da bulabileceğiniz pek verimli bir kültür yuvası. Brugge’ün ticari olarak güçlü olduğu zamanlarda nasıl bir yer olduğunu gözünüzde canlandırmak isterseniz bu müzeden keyif alacağınız garanti. Ayrıca sadece içinin değil, dışının da keyfini çıkarın. Çünkü meydandaki tartışmasız en güzel mimari yapılardan biri bu bina.

Biletleri online almanızı tavsiye ederim. Böylece hem zaman kazanmış olursunuz hem de müzenin hediyelik eşya dükkanından %10 indirim kaparsınız. Linke tıklayarak online biletlerinizi kolayca alabilirsiniz. Musea Brugge Card, bu müzede geçerli değil.

4-St John Hospital

12.yy’da kurulmuş bir Ortaçağ hastanesi. Az sonra ismini anacağımız “Church of Our Lady” kilisesinin yan tarafında konum olarak. Avrupa’nın hala ayakta olan en eski hastanelerinden biri.

İlk bina, Ortaçağ boyunca yanına yönüne yapılan eklemeler ile büyümüş ve bir kompleks haline gelmiş. 1977 yılına kadar da hastane işlevini sürdürmeye devam etmiş. Şuanda hastane yeni bir binaya taşınmış. Bina ise hem tıp hem de sanat müzesi olarak ziyaretçilere açık. Tematik olarak oldukça ilginç bir müze olduğunu söylemek mümkün.

Giriş ücreti 12 Euro. Pazartesi hariç her gün ziyarete açık. Sabah 9.30 akşam 5 arası ziyaret edebilirsiniz. Musea Brugge Card ile giriş ücretsiz.

5-Church of Our Lady

Tam Türkçe’ye çevirdiğinizde “Bizim Leydi Kilisesi” gibi komik bir isme dönüşüyor. Ayrıca Avrupa’da bu isme sahip tek kilise de burası değil. Ama bunun mimarisi bu ismi taşıyan kiliseler içindeki en güzeli desem abartı olmaz. Brugge’de göreceğiniz en yüksek bina bu kilise. Belfry Kulesi, bunun yanında ikinci sıraya düşüyor. Kulesi tam 122 metre yüksekliğinde. Bununla birlikte bu kilise dünyanın tuğla ile inşa edilmiş en yüksek kulesi.

Kaynak:whichmuseum.com

Kilisenin girişi ücretsiz. Ama eğer kilisenin içerisindeki aralarında Michalengelo’nun da eserlerinin bulunduğu eserlerin sergilendiği müzeyi gezmek isterseniz o kısma giriş 7 Euro. Ziyaret saatleri sabah 9.30 akşam 5 arası. Müze kısmına Musea Brugge Card ile giriş ücretsiz.

6-Grote Markt’a Alternatif- Burg Meydanı

Markt Meydanı kadar büyük olmayan bu küçük meydan, Markt Meydanı’nın hemen dibinde. Kutsal Kan Bazilikası ve Belediye Binası gibi güzel binalar bu meydanın etrafında.

7-Kutsal Kan Bazilikası

Bu ismin kaynağını öğrendiğimde tüylerim diken diken oldu. Çünkü bu bazilikanın içinde İsa’nın kanına değmiş olan bir bez var.

Bu bezi sadece şanslıysanız görebilirsiniz. Onun haricinde kolay kolay sergilenmiyor. Sergilense bile fotoğrafının çekilmesine müsaade yok. Ama yine de bazilikanın tüm mimarisi ve özellikle Kutsal Kan Şapeli görülmeyi hak eden yerler arasında.

8-Beguinage

Brugge feminizm hareketinin başladığı yer. Feminizm hareketinin Brugge’da başladığı yer ise bu manastır. Etrafı beyaz binalarla çevrili, tatlı bir mimariye sahip olan bu manastırda, yakın bir geçmişe kadar hala insanlar yaşıyormuş.

Zamanında burada “Beguinler” isimli bir topluluk yaşamış. Bu topluluğun tamamı kadınlardan oluşuyor. 1200’lü yıllarda eşleri savaşta ya da başka nedenlerden dolayı ölen ve dul kalan bir grup kadın, yeniden evlenmeyi reddeder ve burada dayanışma içinde yaşamaya başlar. Dindar bir hayat tarzını benimseyen bu kadınların rahibelerden farkı, yaşam tarzlarına uygun olarak manastır dışında da vakit geçiriyor olmaları. Kadın kadına dayanışma içinde ve özgürce yaşadıkları bu hayat tarzı, femizim akımının ilham kaynağı. Bu yüzden de feminizm hareketinin doğduğu yer burası kabul ediliyor.

Bu kadınlar, topluluktan istedikleri zaman ayrılma hakkına da sahiplerdi. 1920’li yıllara kadar burada bu kadın topluluğu varlıklarını sürdürmüş. Son Beguin buradan 1927 yılında ayrılmış. Sonrasında Beginaj adı verilen bu yapı topluluğu müze olarak kullanılmaya başlanmış. Ücretsiz olarak gezebilirsiniz.

9-Minnewater

Beguinage yakınlarında yer alan bu göl, Brugge’deki en huzurlu yer. Brugge gerçekten çok güzel bir şehir olmasına rağmen turist yoğunluğunun da etkisiyle çok kalabalık. Ve bu kalabalık bu kadar dar alanda insanın üstüne üstüne gelebiliyor 🙂

Tam da böyle zamanlarda kalabalıktan biraz uzaklaşıp dinlenmek isterseniz kendinizi buraya atabilirsiniz. İçerisinde kuğular yüzen harika bir göl ve etrafında yemyeşil bir park. Gölün kenarında dalları suya doğru akarcasına sakin sakin duran ve insana huzur veren Salkım Söğütler ile insanın içini ferahlatan bir peyzaja sahip. Ayrıca bir o kadar da romantik bir mola yeri. Özellikle çiftlere tavsiye edilir.

Bonus: Bira Müzesi

Eğer bira seviyorsanız kesinlikle tavsiye ederim. Çünkü içerisi sadece basit bir müze değil. Aynı zamanda bira tadımı yapabileceğiniz ve bira ile ilgili daha deneysel şeyler görebileceğiniz, bilgi edinebileceğiniz bir yer.

3 çeşit bira tadımı ve müze deneyimi için bilet fiyatı kişi başı 18 Euro. Bira tadımı olmadan fiyat 12 Euro. Müze haftanın her günü açık. Sabah 10 akşam 6 arasında ziyaret edebilirsiniz. Sıra beklemeden biletlerinizi almak için bu linke tıklayabilirsiniz.

Bonus 2: Frietmuseum

Evet doğru okudunuz. Türkçesi patates kızartması müzesi anlamına gelen bu müze, dünyanın kendini patatese adamış ilk ve tek müzesi. Patates tarihine ve Belçika kızartmasının üretim süreçlerine dair ilginç bilgileri edinebileceğiniz, aynı zamanda da karnınızı doyurabileceğiniz aşırı enteresan bir yer. Giriş ücreti içeride yemek hariç 9.5 Euro. Her gün sabah 10, akşam 5 arası ziyarete açık. Biletlerinizi online almak için bu linke tıklayabilirsiniz.

Brugge ile ilgili tüm sorularınızı yorum olarak yazabilirsiniz. Ayrıca aşağıdaki bağlantılardan sosyal medya hesaplarıma da ulaşabilir ve sorularınızı iletebilirsiniz.

2 Responses

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *