DİYARBAKIR GEZİ REHBERİ – KONAKLAMA, YEME-İÇME, ULAŞIM, GEZİ ROTASI

Mezopotamya’nın başkenti. Dillerin ve dinlerin kadim şehri aynı zamanda. Diyarbakır sevdamızı nasıl anlatsak bilemediğimiz için bu yazıda bol bol övmeye karar verdik biz de. Ve meraklısına çok kapsamlı bir Diyarbakır gezi rehberi hazırladık.

Güneydoğu bizim resmen hayran olduğumuz bir coğrafya. Tabi bunda birimizin Şanlıurfa’yı olması da çok büyük etken, yalan yok 🤥🤭. Ama tek başına bu, Güneydoğu Anadolu bölgesine duyduğumuz sevgiyi açıklamaya yetmez. Üstelik sadece Diyarbakır değil, her bir şehrine ayrı ayrı sevdalıyız. O halde Güneydoğu coğrafyasından ilk yazımızı müsadenizle Diyarbakır gezi rehberi ile başlıyoruz. Başlamadan önce aşağıdaki bağlantıdan Youtube videomuzu da izlemeyi unutmayın.

https://youtu.be/UgIDR9nh_bM

Diyarbakır Hakkında

Dillerin ve dinlerin şehri derken boşa konuşmuyoruz. Türkler, Süryaniler, Zazalar, Kürtler, Araplar….Pek çok farklı etnik köken bu topraklarda tarih boyu yaşadı, yaşıyor ve yaşamaya devem edecek.

Sadece etnik kökenler değil, tarih boyu onca devletin de elinden geçmiş bir şehir Diyarbakır. Romalılar, Persler, Makedonyalılar, Akkoyunlular, Safeviler ve tabi ki Osmanlılar. Ve tabi ki çok daha fazlası.

İslam öncesi toplumlar şehre Kara Amid ismini vermiş. Fakat Müslüman Arapların şehri kuşatması ve egemenliği altına alması sonra buraya “Bekr” kabilesi yerleşmiş. Ve şehir bundan itibaren “Bekr yurdu” anlamına gelen Diyar-u Bekr ismi ile anılmaya başlanmış. Yani bakır madenciliği ya da bunun gibi şeyler ile ismin hiç bir alakası yok😄. Fakat bakır işçiliğinin hiç de fena olmadığını da söylemeden geçmeyelim.

Diyarbakır Gezi Rehberi

Gezip görülecek yeri pek yokmuş gibi düşünülse de, inanılmaz bir kültürel zenginliğin içinde olduğunuzu biraz sonra anlayacak ve “mutlaka görmeliyim” diyeceğinize eminiz. Ülkemizdeki hiç bir şehir için “görülecek bir şey yok” lafını kabul etmeyiz. O halde Diyarbakır gezi rehberimizi listemeleye başlıyoruz.

Hasan Paşa Hanı

Diyarbakır=hanlar, hamamlar. Bu yüzden Diyarbakır gezi rehberi yazımıza çok özel bir han ile başlamak istedik. Hasan Paşa Hanı, bunların en güzel örneklerinden bir tanesi. Diyarbakır Osmanlıların eline geçtikten sonra, Diyarbakır valisi olan Sokullu Mehmet Paşa’nın oğlu Vezirzade Hasa Paşa tarafından yaptırılmış.

Tarih boyu seyyahlar bu hana çok ilgi göstermişler. Aralarında Evliya Çelebi de var. Bu seyyahların anlattıklarına göre, han bir zamanlar hububat ticaretinin en önemli merkezlerinden bir tanesiymiş. Günümüzde de ticaret faaliyetleri için hala büyük bir önemi var. Yöreye özgü pek çok ürünü rahatlıkla bulabilirsiniz han içerisinde.

Ayrıca kahvaltı için Diyarbakır’da gidebileceğiniz en iyi adres. Çünkü üst katı silme kahvaltıcı dolu. Herhangi bir mekan önerimiz yok. Zaten hepsi çok başarılı. Hiç birinden memnuniyetsiz kalkma gibi bir imkanınız yok. Bütün ürünler doğal ve tazecik. Çay kaçak. Ayrıca bardaklarınız asla boş kalmıyor. Özellikle tadın dediğimiz şey ise kesinlikle kavurmalı yumurta. Bu kadar lezzetli bir yumurtayı daha önce yememiş olma ihtimalimiz çok yüksek.

Yeterince kahvaltı övdük. Biraz da müsadenizle alışveriş övmek isteriz. Çünkü han içerisinde yok yok. Bakır ürünlerden telkari işlerine kadar her şey var. Puşi ve baş örtüleri, yumuşacık şallar, etnik desenli kıyafetler ve çok tarz takılar bulabilirsiniz. (Lütfen bu gibi şehirlerde puşisiz gezmeyelim.)

Diyarbakır Ulu Camii

Diyarbakır gezi rehberi deyince akla gelen en önemli yerlerden biri. Çünkü bölgenin tarihini de en önemli yansıtan yapılardan biri burası.

Rivayete ve internete göre burası Anadolu’nun en eski camisi. Fakat Antakya’daki Habib Neccar Camii için de aynı ifade geçerli. Doğru olan hangisi emin değiliz.

Yukarıda bahsettiğimiz Müslüman Arap toplumlar bu şehri ele geçirdikten sonra şehirdeki en büyük mabedi, Martoma Kilise’sini camiye çevirmişler. Cami, erken islam dönemi eserlerinden Şam Emeviye Camii’ne yapısal olarak çok benziyor. Bu yüzden bu caminin Anadolu’ya yansıması olarak kabul ediliyor.

Fakat bütün bunlardan daha önemli bir özelliği var. Burası İslam aleminin 5.sıradaki Harem-i Şerifi. Yani Kabe’ye bir şey olması durumunda İslam aleminin kıblesi olmaya namzet 5 numaralı yer burası.

Caminin avlusunda ayrıca ünlü bilim insanı El Cezeri’nin yaptığı bir güneş saati de göreceksiniz. Kendisi tarihteki ilk robotun mucidi ve sibernetik biliminin atası. Gitmezden evvel kendisi ile ilgili biraz bilgi almak için kaynak taramanızı da öneririz.

Sülüklühan

Hanilioğlu Mahmut Beyin kız kardeşi Atike hanım tarafından yaptırılmış şahane bir han. Geçmişte üç katlı imiş. Yörenin mimarisine uygun şekilde duvarlar siyah bazalt taşlardan. Dört tarafı çevrili bir avlu ile tipik bir Güneydoğu evi.

Avlusundaki kuyudan hekimler sülük toplamışlar vaktinde. Hatta burayı bir şifahane olarak bile kullanmışlar. Sülüklühan isminin kaynağı da bu.

Günümüzde burası çok güzel bir mekan haline gelmiş. Diyarbakır halkının akşam iş çıkışı bir kadeh Süryani şarabı veya bir fincan Dibek kahvesi içmek için geldiği çok güzel bir mekan hem de. Mekanda yöreye özel şerbetler de tadabilirsiniz.

Ayrıca Süryani şaraplarından tatmanızı özellikle tavsiye ederiz. Sadece tatmak değil, satın da alabilirsiniz.

Mekanda sadece nakit ödeme kabul ediyorlar. Tedbirli gidin.

Cahit Sıtkı Tarancı Edebiyat Evi Müzesi

“Yaş 35, yolun yarısı eder” ya da “haydi Abbas vakit tamam” dizelerinden hepimiz tanırız Cahit Sıtkı Tarancı’yı. Kendisi Diyarbakır’da doğmuş ve burana büyümüş. Doğup büyüdüğü ev şuan bir müze.

Ev, Diyarbakır’ın kendine özgü mimari tarzını en güzel yansıtan evlerden bir tanesi. Siyah bazalt taşlar ve dört tarafı çevrili, havuzlu geniş bir avlu. İçeride ise Cahit Sıtkı Tarancı’nın en güzel dizeleri sizi bekliyor.

Diyarbakır’ın cayır sıcak ikliminde gezerken kısa bir mola vermek ve serinlemek için buraya gelebilirsiniz. Müzenin kafesinde şahane şerbetler var. Buz gibi bir şerbet ile kendinizi ödüllendirin.

Müzekart varsa giriş ücretsiz. Yoksa 2022 yılı ücreti 15 TL.

Ziya Gökalp Müzesi

Cahit Sıtkı Tarancı gibi, Ziya Gökalp de Diyarbakır doğumlu. Ve onun da gençliğinin geçtiği ev bir müzeye çevrilmiş. Tıpkı Cahit Sıtkı Tarancı Evi gibi, burası da geleneksel mimarinin en güzel örneklerinden bir tanesi.

Müzekart varsa giriş ücretsiz. Yoksa 2022 yılı ücreti 15 TL.

Dört Ayaklı Minare ve Şeyh Mutahhar Camii

Anadolu’daki tek dört ayaklı minare örneği bu. Akkoyunluların bölgedeki en önemli anıtsal eserlerinden bir tanesi. Dört ayak, İslamın 4 farklı mezhebi anlamına geliyor.

Ayakların arasından dilek tutarak 7 kez geçtiğiniz zaman dileğinizin gerçek olacağı şeklinde bir inanç var. Gittiğinizde ayakların arasında sürekli tur atan insanlar görünce “bunlar ne yapıyor ya”diye düşünmeyin. Hemen dileğinizi tutup, siz de aralarına katılın.

Diyarbakır Surları ve Kalesi

Diyarbakır gezi rehberinin en olmazsa olmaz maddelerinden bir tanesi. Binlerce yıldır dağ gibi ayakta duran bu surlar. Suriçi dediğiniz zaman zaten bu surların iç kısmında kalan kısımdan bahsediyorsunuz. Yani eski Diyarbakır’dan. Yukarıda saydığımız yerlerin tamamı da bu surların iç kısımlarında kalıyor.

Çin Seddi’nden sonra, dünyanın en uzun ikinci savunma surları bunlar. As bayrakları 🇹🇷.

Ayrıca bu surlar ile birlikte, meşhur kapıları da görmüş olacaksınız. Çünkü bu surların üzerinde şehre giriş sağlayan 4 kapı var. Ve bunlardan biri popüler kültürde “Mardinkapı şen olur” türküsünden bildiğimiz üzere Mardinkapı. Diğerleri ise Dağkapı, Urfakapı ve Yenikapı isimleri ile anılıyor.

Bu surların, Unesco Dünya Mirası Listesinde olduğunu da ayrıca hatırlatmak isteriz. Bu yüzden lütfen surların üzerine aşkınızı ilan eden yazılar yazmayın.

On Gözlü Köprü

Geldik mi Diyarbakır’ın en oynak yerine. Üzerinde her daim birileri halay çeker. Aslında Dicle nehri üzerindeki tarihi bir köprü bu. Neden sürekli halaya ev sahipliği yapıyor bilmiyoruz. İki gidişimizde de bir saniye ne müzik sustu ne halay durdu köprü üzerinde.

Adı üstünde on gözlü. On adet kemerden oluşan tarihi bir köprü. Zaman içerisinde yıkımlar ve tadilatlar görmüş. Neticede de bugünkü halini almış emektar bir tarihi eser.

Dicle nehri kıyısında, kısa bir mola vermek ve bir şeyler içmek isterseniz gelmeniz gereken adres bu. Etrafta hem yemek yiyebileceğiniz, hem de çay-kahve içebileceğiniz çok sayıda tesis var. Hatta bazılarının locaları bile var. Mekan önerimiz burası için de yok. Zaten hepsi birbirinin aynısı.

Yukarıda saydığımız her yer, Suriçi’nde ve birbirine yürüme mesafesinde. Peki ya Suriçi’nde olmayan ve yürüyerek gidemeyeceğiniz bu köprüye nasıl ulaşacaksınız?

Keçi Burcu ve Mardinkapı arasında kalan yol üzerinde dolmuşlar var. Bu dolmuşlar ile sadece 5 dakikada ulaşabilirsiniz.

Hevsel Bahçeleri

Bahçeler dedikse, öyle botanik parkı tadında, giriş kapısı olan bir yer gelmesin aklınıza. Dicle nehri kıyısındaki verimli ve yaban hayatı için çok büyük önemi olan bir arazi burası aslında.

Güneydoğu coğrafyasının en büyük kuş cenneti burası aynı zamanda. Göçmen kuşlar burayı bir mola istasyonu olarak kullanıyor. Ayrıca Güneydoğu coğrafyasında yaşayan yüzlerce canlı türünün de habitatı.

Bakırcılar Çarşısı

Güneydoğu coğrafyası, bakır alışverişi için en iyi adres. Bakırcılar çarşısını gezmeyi ve bir kaç parça bakır ürün almayı unutmayın.

Malabadi Köprüsü

Yine bir türküden bildiğimiz ve Diyarbakır gezi rehberimize eklemeden edemediğimiz tarihi köprülerden biri. Malabadi Köprüsü türküsünü duymayanımız yoktur diye düşünüyoruz.

Tarihi Selçuklulara uzanıyor. İnanılmaz bir mühendislik-mimarlık harikası. Dünya üzerinde günümüze kadar ulaşmış en büyük kemer açıklığına sahip taş kemer köprüsü bu köprü çünkü. Vakit varsa kesinlikle gezmenizi tavsiye ediyoruz.

Eğil

Tüm semavi dinler için çok özel bir yer burası. Çünkü tam 9 peygamber mezarı bu ilçede. Bu yüzden inanç turizmi için oldukça değerli bir yer. Ayrıca sadece peygamber mezarları değil, kral mezarları da var bölgede. Kralkızı barajında tekne turlarına katılarak rahatlıkla görebilirsiniz.

Yeme-İçme

Gezi rehberi deyince en önemli başlıklardan biri yeme içme oluyor. Diyarbakır gezi rehberi de buna bir istisna değil.

Fakat baştan söyleyelim, Diyarbakır bir gastronomi cenneti diyemeyiz. Yani Antep’e, Hatay’a, Adana’ya gittiğiniz gibi uçağa atlayıp full yemek yiyip geri dönüşte mide fesadı geçirebileceğiniz bir şehir değil. Fakat yine de önerilerimiz var elbette.

İlk önerimiz ise kesinlikle ciğer. Ciğer deyince akla gelen ilk şehirlerimizden biri Diyarbakır. Eğer tatlı seviyorsanız ikinci önerimizse bulabildiğiniz bütün şerbetli tatlıları gömmeniz yönünde. Mekan önerilerimizi aşağıda sizlerle paylaşıyoruz.

Dağkapı Ciğercisi

Diyarbakır’a ikinci gelişimizde de ciğer konusunda ilk tercihimiz olan restoran. Ekmeksiz gömün. İnanılmaz bir lezzet. Konumu için bu linke tıklayabilirsiniz.

Diyarbakır Lahmacun Merkezi

Diyarbakır merkezde, gezilecek yerlerin arasında harika bir konumdaki lahmacun fırını. Aynı zamanda Diyarbakır’ın ilk lahmacun fırınıymış. Yani tarihi değeri de var. Yazarken bile iştahımızı kabartan enfes bir lezzet. Adet ile satıyorlar ve lahmacunlar büyük. Bu yüzden kendi kapasitenize göre sipariş verin. Konumu için bu linke tıklayabilirsiniz.

Xale Hasan’ın Yeri Ciğerci Emrah

Denediğimiz ve çok beğendiğimiz ikinci ciğerci burasıydı. Ayaküstü geçerken dürümünüzü alıp gidebileceğiniz salaş bir ocakbaşı. Konumu için bu linke tıklayabilirsiniz.

Hasanpaşa Hanı

Tabi ki kahvaltısız olmaz. Ve kahvaltı için en büyük önerimiz kesinlikle yukarıda da değindiğimiz gibi Hasanpaşa Hanı. Lütfen, çok rica ediyoruz kavurmalı yumurta yiyin. Çünkü yediğiniz zaman anlayacaksınız neden böyle ısrar kıyamet bunu yazdığımızı. Denemeyen bilemez 😁.

Diyarbakır Sokak Simitçileri

Sokak gördüğünüz herhangi bir simitçiden simit alın. Bir çay ocağına oturun ve afiyetle yiyin. Çünkü burada yediğimiz simitler, tartışmasız Türkiye’de yediğimiz en iyi simitlerdi.

Sülüklühan

Yine yukarıda bahsettiklerimizden. Ama burada da hatırlatma yapmadan geçmek istemedik. Dibek kahvesi için gelmeniz gereken adres burası. Ayrıca Diyarbakır Süryani şarabı için de harika bir mekan. Hazır buraya kadar gelmişken bizce Süryani şarabı deneyin mutlaka. Eğer satın almak isterseniz özel ambalajı ile satış da yapıyorlar. Çok kaliteli bir hediyelik. Ayrıca günümüz Türkiyesindeki alkol fiyatlarına oranla bu kalitedeki bir şarap için fiyat oldukça uygun. Mümkünse birden fazla şişe alın. Mekanda sadece nakit kabul edildiğini de hatırlatalım yeniden.

Sholomo Şarap Evi

Mardin merkezli bu şarap evinin İtalya’dan ödül almış şarapları var. Fiyatları biraz daha yüksek, fakat tatları ve damakta bıraktıkları tatminler de bir o kadar yüksek şarapların. Mekanda içebileceğiniz gibi hediyelik olarak da götürebilirsiniz. Adresinize kargo ile gönderim de yapıyorlar. Bu linke tıklayarak sayfalarını inceleyebilirsiniz.

Kervansaray Şarap Evi

Yine harika bir Süryani şarabı mekanı önerisi. Bu mekanın bulunduğu yer aynı zamanda bizim de kaldığımız otel. Oldukça keyifli bir mekan.

Konaklama

Diyarbakır’da konaklayabileceğiniz gerçekten harika oteller ver. Ama önerimiz, bizi misafir eden ve Diyarbakır gezimizde konaklama sponsorumuz olan Hotel Büyük Kervansaray.

Hotel Büyük Kervansaray (Orta Bütçe)

Asıl ismi Deliller Hanı olan eski bir kervansaray burası. Tarihi açıdan değeri büyük. Çünkü IV.Murat, Bağdat seferine giderken Diyarbakır’a uğramış ve bu handa 10 gün geçirmiş. Otelin avlusuna ve barına bayıldık. Bu linke tıklayarak iletişime geçebilir ve rezervasyon yaptırabilirsiniz.

The Green Park Hotel (Yüksek Bütçe)

Eğer merkezde konaklamak istiyorsanız, gerçekten en iyi seçeneklerden bir tanesi. Rezervasyon ve iletişim için bu linke tıklayabilirsiniz.

Diyarbakır Öğretmen Evi (Düşük Bütçe)

Düşük bütçeli gezginler için yurtiçinde her şehirde olduğu gibi, Diyarbakır’da da tavsiyemiz öğretmen evi. Rezervasyon ve iletişim için bu linke tıklayabilirsiniz.

Zamanlama-Süre

Diyarbakır ve Güneydoğu’nun kalanı söz konusu ise seyahatinizin konforlu geçmesi için zamanlamanızı çok iyi yapmanız gerekiyor. Kışın çok soğuk, yazın ise korkunç sıcak oluyor. En iyi zamanlar Eylül-Ekim-Kasım ayı başı ya da Mart sonu-Nisan ve Mayıs başı. Kesinlikle Haziran başına bile bırakmayın bu geziyi. İlk gidişimiz Haziran ayının 2’sindeydi. Havanın sıcağından şuurumuzu kaybettik.

Diyarbakır gezi rehberimizin en önemli kısımlarından biri de süre planlaması. Eğer sadece Suriçi ve yakın çevresini gezecekseniz, 2 tam günlük bir süre yeterli. Ancak Malabadi Köprüsü, Eğil gibi çevre yerleri de gezmek isterseniz süreyi uzatmanız gerekecek.

Ulaşım

Diyarbakır’a hem Pegasus, hem Türk Hava Yolları, hem de Anadolujet’in karşılıklı ve düzenli seferleri var. Bu yüzden ulaşım konusu asla dert etmeyeceğiniz bir mevzu.

Ayrıca bu devirde artık uçak biletine bu kadar gereksiz paralar ödemek istemez ve daha keyifli bir yolculuk yapmak isterseniz, Ankara’dan haftanın belirli günleri kalkan Kurtalan Ekspresi ile de ulaşım sağlayabilirsiniz. Eğer tercihiniz trenden yana olursa, Kurtalan Ekspresi yazımıza da göz atmayı unutmayın.

Alışveriş

Normalde böyle bir başlık açmayız. Ama Diyarbakır söz konusu olunca açma gereği duyduk. Çünkü biz buradan eli boş dönmek istemedik.

Almanızı özellikle önerdiğimiz ürünler telkari ve bakır ürünler. Bunların yanı sıra çok güzel kumaşlar bulabilirsiniz.

Ayrıca Güneydoğu coğrafyasının neredeyse tamamı, salça, baharat, çay, kuruyemiş, kuru baklagil, kuru sebze, kına, sabun, peynir ve zeytin gibi ürünlerin cenneti. Çünkü tüm ürünler doğal ve sağlıklı. Biz kilolarca peynir, zeytin. çay vb ürünler ile geri döndük.

Baharat alışverişiniz için tüm gezeceğiniz yerlerin üzerinde olduğu Gazi Caddesindeki tüm dükkanlar on numara. Fakat Baharatçı Kör Yusuf, yörenin en eski ve tarihi baharatçısı. Bir şey almayacaksanız bile uğramanızı tavsiye ederiz.

Yine aynı cadde üzerindeki tüm kuruyemişçilerde hayalet badem dedikleri mavi renkli ve şekerli bir badem var. Tiramisu tadında çok ilginç bir kuruyemiş de aldık (adını bilmiyoruz ama tüm kuruyemişçiler size zaten ikram edeceklerdir 😄. Bunlardan da kesinlikle en azından tadımlık olacak kadar almanızı tavsiye ediyoruz.

Diyarbakır gezi rehberi ile ilgili tüm sorularınızı yazının altına yorum olarak yazabilirsiniz. Ayrıca bize sosyal medya hesaplarımız üzerinden DM yoluyla iletebilirsiniz.

Tagged , , ,