KARADENİZ TURUNA GİRİŞ-RİZE YAYLALARI VE ÇAMLIHEMŞİN REHBERİ

Content Protection by DMCA.com

Karadeniz çok geniş ve çok güzel bir coğrafya. Ama nedense Karadeniz dendiğinde akla ilk önce Rize yaylaları geliyor. Yeşilin, mavinin ve beyazın iç içe olduğu sürpriz dolu yaylalar insanı kendine hayran bırakıyor.

Rize Yaylaları-

Geçtiğimiz yıl Eylül ayında yolum ilk kez düştü Rize yaylalarına. Ama keşke daha önce görseydim buraları demekten de kendimi alamadım. Sanki yeşilin renk tonu bile bir değişik bu yaylalarda. Yediğiniz etin, içtiğiniz sütün, hatta suyun bile tadı bir başka güzel. Hava bir başka temiz. Hatta güneş bile daha bir doğal geliyor insana bu yaylalarda. Hepimizin özlem duyduğu o doğal hayatı, insanlar burada fazlasıyla yaşıyor. Peki bu doğal yaşama doyacağımız yaylalara gezi planlarken neler yapmalıyız? Nereden başlamalıyız? Önce bu soruların cevabını bulmak isteyenler mutlaka Karadeniz Turu Nasıl Planlanır? yazımıza göz atmalılar. Çünkü bu yazıda tur planlamasından çok yaylalar ile ilgili rehber niteliğinde bilgiler paylaşacağım. Ayrıca bu yazılar ile birlikte aşağıdaki Karadeniz turu videolarımızı da izlemeyi unutmayın.

Rize yaylaları aslında etnik olarak Hemşin yaylaları ve Laz yaylaları olarak ayrılıyor. Laz yaylaları ulaşımın daha zor olduğu ve daha kapalı bir kültüre sahip yaylalar oldukları için, turistik olarak pek isimlerini duymuyoruz. Bu yazıda size sosyal medyada isimlerini en çok duyduğumuz Hemşin yaylalarından bazılarını anlatacağız.

Gönül isterdi ki size bütün Rize yaylaları ile ilgili detaylı bilgi aktaralım. Fakat Rize sınırları içerisinde, Kaçkar dağlarının tepelerinde, farklı yüksekliklerde 60’a yakın yayla var. Dolayısıyla hepsini tek bir gezide anlatmamızın imkanı yok. Bununla birlikte sosyal medyada ismini duyduğumuz yaylaların toplamı, tüm yaylaların sayısının yarısı bile etmiyor diyebiliriz. İsmini hiç duymadığımız inanılmaz güzel yaylalar var.

Rize Yaylaları ve Yayla Kültürü

Ulaşımın bir hayli zor olduğu Rize yaylalarının büyük çoğunluğu, Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içerisinde yer alıyor. Yani bir nevi Kaçkar Dağlarına da zirve yolculuğu yapmış oluyorsunuz. Fakat özellikle zirve yolculuğu yapmak isterseniz bunun için trans turlara katılmanız ve iyi bir kondisyona sahip olmanız şart. Zirve yolculukları maalesef göründüğü kadar kolay olmuyor.

Her ne kadar sosyal medya etkisi ile eski yayla kültürü biraz bozulmuş olsa da, hala doğal kalmış çok şey ver burada. Yaylaya çıkmak Hemşinliler için çok önemli. Önemli olaylar hep yaylalarda kutlanıyor. Yaslar yaylalarda tutuluyor. Düğünler için de yaylalara çıkıyorlar, cenazeler için de.

Hemşinlilerin ve Lazların her biri nereli olduğunu sorduğunuzda bir yayla ismi söylüyor. Pokutluyum, Trovitliyim gibi. Bir kişi bağlı olduğu yayla haricinde başka bir yayladan arsa ya da ev sahibi olamıyor. Ayrıca yaylalı değilseniz, herhangi bir yayladan mülk sahibi de olamıyorsunuz. Bu kültürde dışarıdan gelenler sadece misafir olarak kabul ediliyor. Misafire verilen değer ise görülmeye değer.

Misafir değerli, ama huzuru bozup yayla halkını rahatsız edecek hiç bir şeye izin verilmiyor. Örneğin bazı yaylalarda drone uçurmak yasak. Çünkü hayvanlar dronedan huzursuz korkuyor. Duşu tuvaleti evin içinde olmayan insanların mahrem bölgesini taciz ediyor diye de misafirlerin drone uçurulmasına izin vermiyorlar. Bazılarında kamp yapmak yasak. Çünkü maalesef kendini bilmez tatlı su kampçıları etrafı kirletiyor. Bunun gibi pek çok katı kuralları olabiliyor yayla halkının.

Karadeniz’in en lezzetli yemekleri yaylalarda pişiyor. Çünkü orada yetişen etin, sebzenin tadı bir başka güzel. Kaçkarlarda akan suyu direk şişenize doldurup içebiliyorsunuz. Her şey hayal edemeyeceğimiz kadar doğal.

Hangi yaylada ne var? Hangisini görmelisiniz hangisine uğramasanız da olur merak edenler için aşağıda bazı Rize yaylalarını listeliyorum.

Ayder Yaylası

Maalesef turistik olarak öteden beri en çok bilinen Rize yaylası. Eskiden Karadeniz turu denince akla Uzungöl, Sümela Manastırı, Ayder Yaylası üçlüsü gelirdi sadece. Hal böyle olunca sosyal medyanın da etkisiyle gittikçe ziyaretçi sayısı artan Ayder Yaylası, ne yazık ki biraz acınacak duruma gelmiş.

Ayder Yaylası ulaşımı en kolay ve yüksekliği en az olan yayla. bu rezil olmuşluktaki en büyük pay, bu yaylaya ulaşımın kolay olmasından kaynaklı. Buraya ulaşabilmek için gayet düzgün yapılmış bir yoldan araçla çıkmanız yeterli oluyor. Ayrıca bölgeye yapılan çok sayıda otopark, konut ve otel, burayı Karadeniz ve yayla kültüründen fersah fersah uzaklaştırıyor.

Zamanında Ayder, yaylalara çıkan yöre halkının dinlenme durağıymış. Aşağı Çeymakçur ve Yukarı Çeymakçur yaylalarına gitmek için yola çıkan yöre halkı, Ayder’de dinlenir ve kaplıcalara girermiş. Yani tarihine baktığımızda Ayder hiç bir zaman yayla olarak kullanılmamış.

Yöre halkı Mayıs ayında yola çıkarak Ayder’e gidip kaplıcalarda dinlenirmiş. Haziran ayında Aşağı Çeymakçur, Temmuz ayında Yukarı Çeymakçur yaylasına çıkar ve Ağustos ayında Aşağı Çeymakçur’a geri dönerek dönüş yolculuğuna başlarmış. Eylül ayını yeniden Ayder’de geçiren halk, Ekim ayında köyüne geri dönermiş.

Bölge halkı Ayder’i yakın bir geçmişe kadar yayla olarak da kullanmış. Fakat gelişen turizm ve artan ilgi Ayder’i artık bir yayla olmaktan da çıkarmış durumda. Öyle ki geçen seneye kadar salıncaklar yüzünden yürünemez hale bile gelmişti. Sonrasında gelen düzenlemeler ile salıncaklar kalktı ve en azından manzara biraz olsun temizlendi.

Şahsi fikrim Ayder Yaylasında vakit kaybetmek anlamsız. Çünkü yolunuz uzun. Zaten diğer yaylalara çıkmak için yolunuz Ayder’den geçmek zorunda. Dolayısıyla burada kısa bir mola yeterli olacaktır. Çünkü Ayder gerçekten inanılmaz kalabalık bir yer. Rize yaylalarından beklediğiniz huzuru maalesef insanlar gasp edecekler.

Pokut Yaylası

Yolu en kötü olan yaylalardan bir tanesi. Benim çıktığım yaylalar arasında yolu en çok zorlayan Pokut oldu. Çamlıhemşin’e mesafesi 15 km gibi görünse de siz onu 30 yapın.

Yaklaşık yüksekliği 2032 metre. Fırtına Deresi ve Hala Deresi arasında kalan vadide yer alıyor. Badara Yaylasından Kaçkar Altıparmak zirve yönüne doğru bakıldığı zaman, açık bir havada rahatlıkla görülebiliyor. Ayrıca yürüme mesafesindeki Sal Yaylası ile ikiz yaylalar olarak anılıyor.

Pokut Yaylası-Rize Yaylaları

Yolunun kötü olduğunu söylesem de bu kötü yola değdiğini yaylaya ulaştığınız an anlayacaksınız. Gezdiğimiz yaylalar içinde favorimiz buydu bile diyebiliriz. Öyle güzel bir konumu var ki, hem birbirinden güzel yayla evlerine hem de şanslıysanız bulut denizlerine manzaranız oluyor.

Konumu gereği yayla evleri bir yamaç üzerine kurulu ve biraz dik yokuşlardan yürümeniz gerekiyor. Bu yamacın düzleştiği yerdeki sıra sıra yayla evleri Pokut’un en çok fotoğraflanan yeri.

Yaylanın tepesinde yer alan salıncak ile bulut denizlerine ve enfes gün batımlarına karşı salıncak keyfi yapabilirsiniz.

Hem yayla kültürüne has ahşap mimarisi hem de yemyeşil doğası ile en çok ziyaret edilen ve bunu hak eden Hemşin yaylası bence Pokut.

Sal Yaylası

Pokut’tan buraya 20 dakikalık bir yürüyüş ile ulaşabiliyorsunuz. İki yaylayı birbirine bağlayan orman içerisindeki patika yol sayesinde tek seferde iki yayla görmüş oluyorsunuz. Pokut’a göre daha düz ve daha fazla açık alanları olan bu yayla, daha çok yiyecek içecek için tercih ediliyor. Rize Yaylaları arasında en lezzetli yayla hangisi derseniz kesinlikle Sal Yaylası derim.

Rakımı yaklaşık 2002 metre. Çamlıhemşin’den mesafesi yaklaşık 20 km. İkizi olan Pokut yaylası gibi bu yayla da kendine has bir ahşap mimari ve geniş açık alanlar ile keyifli bir deneyim sunuyor.

Sal yaylasına gidenler için yapmadan dönmeyin önerim ise Kadir Abi’nin sütlacı ve sucuk ekmeği. Tüm ürünleri kendi hayvanlarından elde ediyor. Sucuk market sucuğuyla ya da kasap sucuğuyla uzak yakın alakalı değil. Daha önce hiç tatmadığınız bir sucuk olduğuna garanti veriyorum. Ayranın ve sütlacın da tadını unutamıyorum.

Kadir abi “İneklere Fısıldayan Adam” olarak da bilinen inanılmaz neşeli, eğlenceli ve güler yüzlü biri. Sadece doğal ve lezzetli ürünler üretmekle kalmıyor. Aynı zamanda yaylasının doğallığını korumak için her türlü mücadeleyi de veriyor. İşlettiği Pilunç Çay Evi’ne uğrayın ve başka hiç bir yerde bulamayacağınız lezzetlerin tadına bakın. Hatta bana sorarsanız beşer onar alıp yolluk yapın. Hediye niyetine eşe dosta götürün.

Badara Yaylası

Rize yaylaları arasında, ortasındaki küçük gölet gibi su birikintisi ile ün salmış olanı. Ayrıca etrafta dolaşan ve herkesin birlikte fotoğraf çekildiği inekler ile de ünlü olduğunu söylemek mümkün. İnekli yayla fotoğraflarının konumlarında çoğunlukla Badara Yaylası görmeniz çok da şaşırtıcı değil. Çünkü etraf inek kaynıyor.

Diğer yaylalarda mantar gibi türeyen salıncak fenomeni bu yaylaya da bulaşmış. Ama korkmayın. Buradaki salıncak küçük. Sembolik bir salıncak. Badara’nın en güzel olayı ortasındaki küçük göletle oluşturduğu siluet.

Badara Yaylası-Rize Yaylaları

Badara diğer yaylalara göre konaklama ve yeme içme açısından daha fazla seçenek sunan bir yayla. Yerel deneyimlerden ziyade burada daha turistik deneyimler yaşarsınız.

Fakat açık bir havada sunduğu manzara geçekten inanılmaz. Altıparmak zirveden, Huser Yaylasına giden yola, Sal ve Pokut yaylalarına kadar her yeri göz hizasında görebiliyorsunuz. Ayrıca eğer bulut denizi olmazsa Badara Yaylasından Karadeniz’i de görebiliyorsunuz.

Bir sonraki başlıkta bahsedeceğim Gito ve Badara yaylaları diğerlerine göre daha düşük rakımda kaldığı için bulut denizi manzarasından ziyade genelde sisli bir manzaraya hakim. Çünkü yüksek yaylalardan gördüğünüz bulut denizi genelde bu yaylaları içine alan bulutlar sayesinde ortaya çıkıyor. Yani bu iki yaylayı kolay kolay güneşli göremiyorsunuz. Fakat biz bu konuda çok şanslıyız. Çünkü biz gittiğimiz zaman bulutlar bu iki yayladan daha aşağıdaydı ve biz çok Kaçkar Dağlarının enfes coğrafyasını gözlemleme imkanı bulduk.

Fakat yine de sis var diye üzülmeyin. Çünkü bana sorarsanız bu iki yayla sis altında çok daha fotojenik hale geliyor. Tam bir Karadeniz fotoğrafı ambiyansı oluşturuyorlar sisli günlerde.

Rakımı yaklaşık 1850 metre. Çamlıhemşin’den mesafesi 30 km. “Yolu bozuk yaylalar” familyasına dahil olan yaylalardan.

Gito Yaylası

Badara gibi Gito da başı dumanlı yaylalardan bir tanesi. Öyle ki Gito Başın Dumanlı diye şarkı bile yazılmış onun için. Yaklaşık 2070 metre rakımda olduğu için diğerlerine göre yine alçakta kalan bir yayla. Bu yüzden Huser’de olan bir kişi bulut denizi görürken, Gito’da olan biri genelde sis görüyor. Aynı anda farklı iki yaylada manzaraların ne kadar değişken olabileceğini böylece örneklemiş olayım. Tıpkı Badara Yaylası gibi, fotoğrafları genelde sisli görünen yaylalardan bir tanesi burası.

Gito Yaylası-Rize Yaylaları

Bu yayla, Rize yaylaları arasında en keyifli konaklama seçeneklerini sunan yayla. Ahşap bungalovların en güzellerini bu yaylada bulabiliyorsunuz. Vakit ve imkan varsa mutlaka en az 1 gece bu üçgen bungalovlarda Gito yaylasının tadını çıkarmanızı öneririm. Gecesinin gündüzünden daha iyi olduğunu duyduğum bu yaylada bir sonraki Rize yaylaları seyahatimde mutlaka konaklama için tercih edeceğim.

“Yamaç üstünde evler, sıra sıra dizilmiş” sözlerinde dediği gibi, Gito eğimli bir yamacın üzerine kurulmuş. Ve hiç bir ev diğerinin manzarasını kapatmayacak şekilde konumlanmış. Pokut’tan sonra siluetini en sevdiğimiz yayla bu oldu.

Avusor Yaylası

Huser Yaylasına çıkarken yol üstünde geçerken uğramalık bir yayla gibi gözükse de, Avusor oldukça önemli bir yayla. Çünkü bu yayla Kaçkarların en yüksek zirvelerini oluşturan dağların eteklerinde yer alıyor. Dolayısıyla konumu gereği manzarası gerçekten diğerlerine göre çok daha tatmin edici. Zirvelerden eriyen kar sularının oluşturduğu irili ufaklı dereler ve göz alabildiğine yeşil çayırlar ile kaplı bir yayla. Ayrıca enfes bir buzul gölüne de ev sahipliği yapıyor.

Avusor Yaylası-Rize Yaylaları

Avusor yaylasının ismini bu kadar duyuran şey de aslında Avusor buzul gölü. Ulaşması gerçekten zor olan bu buzul gölü, etrafını çevreleyen dağların ortasında mavi bir göz gibi görünüyor ve efsane bir manzara oluşturuyor. Suyun sıcaklığı 4 derece. Cesareti olanlar gölde yüzebiliyor.

Fakat ne yazık ki göle çıkmak o kadar kolay olmuyor. Sarp bir patika yoldan yaklaşık 1 saat süren bir tırmanış gerektiriyor. Yaylaya vardıktan sonra patikayı takip ederek tırmanışa başlayabilirsiniz. Yol zor ama manzaralar gerçekten çok güzel. Sürekli durup fotoğraf molası vererek soluklana soluklana çıkabilirsiniz. Kaçkar zirveleri için çok sık kullanılan “Laz Alpleri” benzetmesini Avusor gölüne çıkarken görmeniz mümkün. Gerçekten de diğer yaylalardan farklı olarak Avusor yaylasının Alplere benzer bir havası var.

Yaklaşık 2300 metre rakımda olan Avusor yaylasında çok fazla konaklamak ya da yeme içme imkanı yok. Yaylanın merkezinde küçük bir kafe ve bir otel var sadece. Zaten sadece 80 hanenin bulunduğu küçük bir yayla burası. Buraya gelen gezginlerin en büyük amacı Avusor Buzul Gölü ve göle çıkan dağ yolundaki enfes manzaralar.

Huser Yaylası

Gezdiğim Rize yaylaları içinde en güzel manzaraya sahip olan yayla Huserdi. O bulut denizini hayatımın sonuna kadar unutamam sanırım.

Huser yaylasına çıkışınızı mutlaka gün batımına denk getirin. Şanslıysanız bizim gördüğümüz gibi bir bulut denizi ile karşılaşabilir ve uçurum manzaralı dev salıncaklarda gün batımına karşı sallanabilirsiniz.

Huser yüksekliğine ve ulaşımının zorluğuna rağmen popüler bir yayla. Çünkü dediğim gibi buradaki bulut denizi gerçekten bir başka güzeldi. Bu yüzden pek çok insan ulaşım zorluklarını göze alarak bu yaylaya çıkıyor.

Huser Yaylası-Rize Yaylaları

Yaylanın oldukça geniş kapsamlı bir turistik tesisi var. Ve bu tesis, yaylada yaşayanların turistler tarafından rahatsız edilemeyeceği şekilde kurulmuş. Yaylaya gelen gezginler yayla halkını neredeyse görmüyor bile. Zaten çok fazla hane de yok bu yaylada.

Salıncaklara gelecek olursak, Huser salıncak virüsünden en çok etkilenen yayla diyebiliriz. Bu yaylada 2 adet salıncak var. İkisi de yayladan aşağı, bulut denizine doğru bakan uçurum denebilecek kadar dik yamacın üzerine kurulmuş. Bir tanesi diğerine göre daha yüksekte. Yüksek olanın önündeki kuyruk diğerine göre daha uzun. Sallanmak ve bulutlara karşı uçarken fotoğraf çektirmek için az önce bahsettiğim tesise 10 TL ödemeniz gerekiyor. Tesis de salıncaklar gibi yamacın tepesine ve manzaraya hakim bir yerde. Sadece çay kahve içip manzara izlemek isteyenler için ideal bir yerde yani.

Fakat salıncaklarla ilgili şu uyarıyı yapmadan geçemem…Her ne kadar sağlam olsa da, siz yine de dikkatli olun. Çünkü salıncak hem yüksek bir yerde, hem de kendisinin zinciri çok uzun. Yani sizi iten kişinin kuvvetine bağlı olarak Allah katına doğru saniyeler süren bir yolculuk yapmanız an meselesi. Ayrıca yükseklik korkusu olan veya vertigo problemi yaşayan kişilere de bu salıncaklara binmelerini önermem. Yükseklik korkum veya vertigom olmadığı halde ben bile bulutlara doğru itildiği ilk anda gözlerimi kapatma ihtiyacı hissedecek kadar baş dönmesi yaşadım.

Ama birkaç kez ileri geri gidip geldikten sonra yavaşça gözlerimi açtığımda gördüğüm şey ve yaşadığım hazzın tarifi yoktu.

Çamlıhemşin Gezi Rehberi

Her ne kadar turumuzun odak noktası Rize yaylaları olsa da, Çamlıhemşin’de de mutlaka görmeniz gereken yerler ve harika deneyimler var.

Fırtına Deresi

Rize merkezden Kaçkar Dağları Milli parkına doğru giderken yol boyu sol tarafınızda size eşlik edecek Fırtına Deresi. Kaçkar Dağlarının zirvelerinden erimiş kar sularını taşıyan bütün nehirler en sonunda Fırtına Deresinde birleşiyor ve Ardeşen’den Karadeniz’e dökülüyor. Üzeri tarihi kemer köprüler ile süslü olan Fırtına Deresi, aynı zamanda deneyim konusunda da zengin. Fırtına Deresi üzerinde zipline ve rafting mutlaka denenmesi gereken aktiviteler.

Fırtına Deresi-Rize Yaylaları

Palovit Şelalesi

Yaklaşık 15 metre yükseklikten dökülen ve Karadeniz’in en yüksek debili şelalelerinden biri. Döküldüğü noktada suyun biriktiği yerin kıyısına yaklaştığınızda bile baştan aşağı ıslanıyorsunuz. Altına gitmek biraz tehlikeli olduğu için bu şelalede yüzmeye çalışmanızı önermem. Zaten debisi o kadar yüksek ki suyun kıyısına bile yaklaşamıyorsunuz. Ve yüzmüş kadar ıslanıyorsunuz.

Palovit Şelalesi-Rize Yaylaları

Zilkale

Fırtına Vadisi üzerindeki bir geçide hakim konumda olan efsane manzaralı kale. Fırtına Deresinin en güzel manzarası bu kaleden desek abartı olmaz. Tam yapım tarihi bilinmeyen kale bir kayalığın üzerine inşa edilmiş ve uzaktan bakıldığında üzerine inşa edildiği kayalıkla bir bütünmüş gibi görünüyor. İnanılmaz heybetli ve ürkütücü bir görüntü sergiliyor.

Zilkale-Rize Yaylaları

Kendini Koruyan Mahalle

Pokut-Şenyuva yolu üzerinde, yani Pokut’tan Çamlıhemşin’e doğru inen yol üzerinde yol kenarında kırmızı bir teleferik göreceksiniz. 500 metre yükseklikteki bu teleferik, ilk bakışta insana pek güven vermese de, son derece sağlam. Teleferiğin ve mahallenin mimarı Metin ormanın içine önce bu mahalleyi kurmuş. Sonra da teleferiği yapmış. Kendisi mühendis değil ve mühendis olmadığın halde bunu nasıl yaptın sorusundan hiç haz etmiyormuş.

Rize’de yaşadığım en güzel deneyim bu teleferik ile Kendini Koruyan Mahalleye yaptığımız birkaç dakikalık teleferik yolculuğuydu. Hem çok yüksek hem de etrafınızdaki manzara nefes kesici.

Kendini Koruyan Mahalle-Rize Yaylaları

Hiç merak etmeyin, teleferik sağlam. Teleferiği taşıyan sistem C30 beton üzerine kurulmuş. Teleferiği ise çelik halatlar taşıyor. 12 tona kadar yük bile taşıyabiliyormuş.

Kendini Koruyan Mahalleye ulaşmanın tek yolu teleferik değil ama diğer yol hem çok uzun hem de fazla yorucu. Nerden başladığını bilmediğim bir orman yolundan yürüyerek de ulaşılabiliyor. Ama teleferik dururken kendimi yormak bana göre değil.

Kendini Koruyan Mahalle hem otel hem de restoran hizmeti veriyor. Konaklama yapan misafirlerine çevre gezileri konusunda destek de veriyorlar.

Rize Yaylalarında Konaklama Seçenekleri

Rize yaylalarında konaklama seçenekleri bol. Ama siz kendinizi illa yaylalarda kalmak zorundaymış gibi hissetmeyin. Çünkü Çamlıhemşin’de de en az yaylalardaki kadar güzel konaklama seçenekleri var. Yazının bu kısmında paylaşacağım tesisler benim ya bizzat konakladığım ya da aldığım tavsiyeler doğrultusunda size aktardığım yerler.

Puli Mini Otel-Çamlıhemşin

Çamlıhemşin’de konakladığımız enfes otel. Yöreye özgü mimarinin en güzel örneklerinden biri olan bir konağın restore edilmesiyle otel olarak hizmet vermeye başlamış. Tamamen kestane ağacı ahşabı ve taştan yapılmış konağın işletmecisi Öznur hanım, Rize’nin en tatlı ev sahibi. Üstelik otelin iç dizaynı yapılırken hiç bir profesyonel destek almadan harikalar yaratabilecek kadar da vizyon sahibi bir insan.

Puli Mini Otel-Rize Yaylaları

Sadece 6 odası olsa da mutfağı, yemek salonu ve Fırtına deresine nazır terası ile Rize’de kalabileceğiniz en tatlı otel. Tüm Rize yolcularına ısrarla tavsiye ettiğim ve kendim bir sonraki ziyaretimde yine burada konaklayacağım için memnun kalacağınıza garanti veriyorum. Rize yaylalarına ulaşım için de konumu çok rahat.

Odaları görmek ve fiyat bilgisi almak için bu linke tıklayabilirsiniz.

Platoda Mola-Pokut Yaylası

Pokut yaylasında konakladığımız gece kaldığımız yayla evi. Evin sakinleri ile birlikte, 180 yıllık eski bir yayla evinde kalmak inanılmaz bir deneyim. 6 odalı evin içinde gerçekten bir ailenin birlikte yaşadığı gibi yaşıyor, sabah inek çanlarının sesiyle, horozların ötüşüyle erkenden uyanıyorsunuz. Hatta tıpkı bir yayla sakini gibi güneşin doğuşuyla uyanıp, yaylada yürüyüşe çıkıyorsunuz. Döndüğünüzde sıcacık mıhlama, ekmek ve has Rize çayından oluşan kahvaltınız sizi bekliyor.

Platoda Mola-Rize Yaylaları

Kaçkarların en güzel seyir teraslarından birine sahip olan bu yayla evini de sahiplerini de çok sevdim. Şiddetle tavsiye ettiğim bu ikinci oteli de bir sonraki seyahatimde tekrar ziyaret edeceğim.

Tesisi görmek ve fiyat bilgisi almak için bu linke tıklayabilirsiniz. Rize yaylalarında konaklamak için en iyi tesislerden bir tanesi.

Yessi Bungalov-Gito Yaylası

Rize yaylalarının en güzel manzaralı bungalovu. Bizzat kalmadığım ama tavsiye üzerine listeye aldığım bungalov. Tesisle iletişime geçmek için bu linke tıklayabilirsiniz.

Kendini Koruyan Mahalle-Pokut Şenyuva Yolu

Teleferik ile ulaşılan Kendini Koruyan Mahalle inanılmaz güzellikteki bir vadide bulunan orman evlerinde konaklama seçenekleri sunuyor. Tesisle iletişime geçmek için bu linke tıklayabilirsiniz.

Rize yaylaları ile ilgili tüm sorularınızı bu yazının altına yorum olarak yazabilirsiniz. Ayrıca bize aşağıdaki butondan mail yoluyla ya da sosyal medya hesaplarımızdan DM yoluyla da ulaşabilirsiniz.